Kendimi bildiğim en küçük yaşımdan bu yana dikiş dikiyorum. 10 ve 16’lı yaşlarda olduğumuzu tahmin ettiğim zamanlar ki; elektrik süpürgesinin aparatıyla şarkı söylediğimizden fikir yürütüyorum, işte o zaman ablam çok güzel resim çizer ben de bulduğum her kumaşı dikerdim…
Hayalimde bir gün büyüyecektik ve iki kız kardeş kendi moda evimiz olacaktı, ablam çizecekti ben dikecektim… Yıllar sonra eğitimini de almış olmama rağmen, mont, pantolon, elbise gibi bir çok kıyafet dikmeme rağmen devam etmedim. Edemedim…
Uzun zamandır annem; “Nagihan, bi makine alsan da yeniden dikişe başlasan sana da iyi gelir” dese de yoğunluk, koşturma, öncelikler bir türlü sıra gelmedi makineye ve dikişe… En sonunda #coronagünlerinde makine aldım ve 2 haftada 5 etek kendime, 2 etek ablama, 1 etek Asya’ya diktim. Komşulardan utanmasam makine başında sabahlayacağım günlerdeyim… Can kuzenim; “biz seni Liman-İş ‘e Genel Müdür gönderdik, bu ne vizyonsuzluk, madem dikiş dikecektin Mezbahane’ den çıkmasaydın mahallende babanın evinde kalsaydın” dese de 🙈
İşte, yıllar sonra oturdum soluksuz çalışıyorum, düşünmeyeyim, düşünmeye vakit kalmasın diye…
10 yılı aşkın zamandır erteledim şimdi giyebilecek miyim bilmiyorum. Nasip olur mu bilmiyorum… Kıssadan hisse, bir gün hepinizi son kez gördüm… Bilmiyordum… Bir daha nasip olacak mı onu da bilmiyorum…
Sevgiler
Nagihan
05.04.2020

